erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2007 Çarşamba

Kavuran yazın serinleten Temmuz'u

ALLAHIN SELAMI RASULÜNE HAYRAN OLANLARIN ÜZERİNE OLSUN...

Temmuz yazımıza ülke menfaatine bir çıkışla başlayalım…
Ulusalcılara bir teklif te bizden…
Söyleyelim Sezer e oldu olacak ‘’seçimi de veto etsin’’ dimi yani!!!


İşte bu!...

En başından beri deyiverip geliverdik bu günlere, bu sonuçları…
Sayfamızı takip edenler mayıs yazımızda bu sonuçları satır aralarından okumuştur…
‘’okuması’’ dahası ‘’anlaması’’ olanlar elbette…
Az bişey de yapmadık hani…
Bakın tüm medyaya, en az ilk üç e girer nabzı alışımız…

Biz mi işi biliyoruz, yoksa onlar mı bilmiyor?
Elbette onlar bilmiyor…
Görmek istemeyenden daha körünü bileniniz varmı?

Kendimizi ispattan ve kısa bir ukalalıktan sonra geçelim seçimin ardından yazımıza…



Daha!

Biz bize yakışanı yapalım ve dahasını yazalım…

Sayın Gül Cumhurbaşkanı olur, MHP nin desteği ile…
Dış işleri Ali beyindir…
İçişleri Necati Çetinkaya…
Adalet sayın Arınç a teslim…
Sanayi Zafer beyde…
Ekonomi yeni bomba Mehmet Şimşek ve sayın Günay ın emrinde artık…
Meclis başkanı Cemil bey yada Vecdi bey den birine gider…
Hüseyin bey joker…

Asıl önemli bomba bize göre ve ‘dahası’ diye yazacağımız yazımızı taçlandıracak ve bizim farkımızı ortaya koyacak öngörümüzdür…
Yeni Cumhurbaşkanımızın atayacağı YÖK başkanımıza gelelim…
Abdüllatif Şener…

Evet evet yeni YÖK başkanımız sayın ŞENER dir…

Ve elbette ki Şener YÖK e geçince ne türban sorunu
nede meslek lisesi katsayı haksızlığı kalır…
şimdi anlayabildiniz mi kurumlar arası mutabakatın nasıl sağlanacağını?

İşte size sonraki seçimin kazanılma sebeplerinden biri, hem de şimdiden…
Yahu hakikaten büyük iş yapıyoruz SALTANAT ve BOSTANCI99ERS olarak yahu…
Düşünsenize bunları bizim medyamızın yazarlarının yazmasına
daha 3 seneden fazla zaman var…



RTE farkı…

RTE ye yine tam not…
Muhteşem bir strateji…
Artık RTE yi siyasetçi olarak görmüyorum…
Tam bir oyun kurucu…

Bu profesyonelliğe kimse, evet dünyada kimse alışık değil…
Biz ise bu profesyonelliği çok kolay açıklayabiliyoruz, ‘’Mü’min in feraseti’’…


Muhalefet…

Çok küçüldüler… Ucuzladılar…
Baksanıza, Bahçeli hala anlayamadığını söylüyor…
Baykalla Rodos geyiği yapmayan kalmadı…
Kötü, çok kötü…


‘’muhalefet in muhalefet’’…

Hele chp nin iç muhalefeti daha parti başına geçmeden gösterdi ne mal olduğunu…
Hemen istifa sesleri yükseldi…
Ne meraklılarmış koltuğa…
Hemen koşuştular cebinde en çok para olan adama, Sarıgül e…

Sarıgül de de bir havalar…
Taleplere cevap verdi hemen, ‘’benden haber bekleyin’’…

Desene be Sarıgül ‘’ben leş yemem, önce beni kovanların icabına bakın,
sonra beni çağırın’’ diye…
Yani anlayacağınız ben Sarıgül den de umudumu yitirmek üzereyim…

Kimse parti kurmaya yanaşamıyor sol da…
Chp deki servet tüm solcuların başını döndürmüş durumda…
Kimsenin umurunda değil millet…
İş bankası hisseleri yarın işçi partisine devredilsin,
aha yarın alayı işçi partisine geçer, işçi partisi de ana muhalefet olur…
İşte o kadar ucuzlar…


DP…

Mumcu İle Ağar hakkında şimdi yazacaklarımı Mayıs ayında yazmıştım zaten,
Merak edenler oraya bakabilirler…
Dediklerim aynen çıktı ve onlarla ilgili tek bir şey daha söylemem bu yazıda…


Mitingçiler…

Sayınızı saymakta hakikaten zorlanıyordum tv karşısında…
Ama artık siz bizim sayımızı biliyorsunuz
Biz de sizinkini…


LAN!!! Ulusalcılar…

Bayrağımızı öyle miting miting dolaştırıp
ortalık yerlerde kullanmaktan vazgeçin artık…

Biz o bayrağa abdestsiz dokunurken ‘’ar’’ ediyoruz…
Zira üzerinde Rabbimizi ve Rasulünü temsil eden semboller var…
Onun kıymeti bizim için budur…

İstiklal marşımıza karşı onuncu yıl marşınız var…
Bayrağımız yerinede sallayacak başka şeyler bulun…

Eh bulursunuz artık sallayacak bir şey, nede olsa pek kalabalıksınız ya…
Aslında o kadar kalabalıktan ilaç niyetine bile fikir çıkmasını beklemekte
şahsım adına ‘boş iş’ ama neyse…

Takılın işte…
Sallayacak bir şey bulmakta da acele edin,
Zira,
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak
O benimdir O benim milletimindir ancak…


Son söz halkımıza…

Varolun…

10 Mayıs 2007 Perşembe

AKP - RTE

İnanılır gibi değil…
Maalesef yine RTE ve AKP kazandı…
Yine…

Evet, özellikle yine diyorum... Çünkü AKP bugüne dek ne seçim çalışması yapmış ne de teşkilatlarını tabanında yetiştirmiş bir parti değildir... RTE de ne başbakan olmayı yolun başında planlamış ne de aklına getirmiş bir başkandır… Fakat ülkemizin ‘’tek parti’’ si olan CHP'nin ve Ankara'nın bürokrasi, eğitim, yargı, hukuk ve bu tip mevkilerinin mantıklarının anlaşılması mümkün olunamayan, isteklerinin öznesine bir şeyi yazmanın becerilemediği makam sahipleri sayesinde artık önü alınmasının imkansız olduğu bir AKP gerçeği ve RTE diktatörlüğü ile karşı karşıyayız…

Bu adam, Refah partisi üyelerinin (kendisi de dahil) ‘’demokrasi ile fetih’’ çağının başlaması olarak hatırlanması gerekecek bir tarzda gayretleriyle ülke gündemine ve önemli mevkilere oturmaya başlangıç yapmıştır… O seçim çalışmasındaki gayret gösteren herkesi burada selamlıyor, isimlerini tek tek anıp teşekkür etmek istiyorum… Zira ülkemizin tam demokrasi ile buluşmasında, halkın sandığa iradesini yansıtmasında öncü kuvvet oldular… Tekrar yaşayanlarına sağlık sıhhat, ölmüşlerine de Rabbimiz Teala'dan Şanına yakışır misafirperverlik temenni ediyorum…

Olayın devamı kısaca şöyle ki,
RTE günün birinde bir yerlerde bir şiir okur. Nereden bilsin bu şiirin onu başbakanlığa taşıyacak olan ilk basamak olduğunu. Oysa RTE'nin bile aklına sadece ettiği dualarda gelmektedir başbakanlık… İşte o dönemde ‘’TAK-ŞAK’’ partisi ve yandaşları (ki yukarıda açıkça kim olduklarına değindik!) hemen durumdan vazife çıkardılar, tak diye yukarıdan düğmeye bastılar, şak diye RTE'yi içeri attılar, adamcağız da küt diye kendini başbakan olarak buldu… (tak-şak benzetme olarak yazıl-ma-mıştır, bir zamanlar ‘’biz tak diye emir veririz, şak diye o işleri hallederiz" diyen, hatta bu sebeple basında adı "tak-şak paşa" ya çıkan generaller vardı piyasada, onlaradır göndermemiz…)

Yemin ederim, eğer dualarının bu kadar çabuk gerçekleşeceğini bileydi RTE, başka bir şey isterdi… Bu ne acele kardeşim, daha partiyi yeni kurdunuz demeye kalmadan iktidar olundu, Saadet'ten transferler o kadar çabuk oldu ki -hatta pek çoğu iktidara geldikten sonra gelebildi AKP ye- adam, AKP lilerin ajandalarında bilmem nerenin yetkilisi ya da sorumlusu olarak kayıtlı ama hala Saadet'ten çıkamamış ki, yani daha kısa yazalım ceketini almaya vakti olmadı yahu... O kadar, gerisini siz düşünün artık…

Bu transferler garip mi, değil… Çünkü meclisten alışığız ki bir mv bile aynı dönem içinde 5 parti yapabiliyor, bakın, partiye geçiyor ya da filanca partinin saflarında yer alıyor da diyemiyorum, çünkü nerede olduğunu bilmeyen mv olurmu? Olur… Akşamki çakırkeyf sofradan kalkıp, sabah başağrısı ile uyanıp, yanlışlıkla dün istifa ettiğini unuttuğu partideki odasına gidip çayını söyledikten sonra çayı getiren çaycının ‘’hayırlı olsun abi, biz zaten ailecek kökten demokrat partiliyiz, bakma ekmek parası için buralarda çaycılık yapıyoruz, benim de sizin partiye geçmek için bir şansım olsa dakika durursam adam olmiiim" diyen garibanın, vekilimizin bıngıldağını hafif titretmesi ile sağdan soldan gelen pis bakışların farkına varıp içten içe ‘hass…r’ diyip sonra ‘’kalan eşyalarımı almaya geldiydim’’yalanına sarılan vekillerimiz var bu memlekette…
‘’Hadi canım’’ diyeniniz var mı buna…
Olsa olsa ‘’yok yaaa’’ diyebilirsiniz!!!

Burada bir hakkı vermeden geçemeyeceğim: Bu mv transfer piyasası da ‘’dürüst lider Ecevit in’’ hediyesidir Türk siyasetine… Yani CHP yine yanlış ata oynuyor... Yani Saadet'ten AKP'ye ‘yatay geçişler’ oldukça hızlanır, Akp hızlı başlar ve hızlı devam eder ve iktidara öyle bir gelir ki kondüktörün son durağa geldiğinde uyandırdığı yolcular gibi daha mv olduğundan haberi olmayan AKP'li mv adayları vardır, seçim kazanılmıştır… Bakın, parayı hepsi harcıyor ama bunlarda ne çalışma, ne gayret, ne de telaş, ne de ortaya sürülen ‘’iki anahtar’’ gibi bir yalan vaad… Şimdi bu AKP'yi ben mi seçtim yoksa o bahsettiğimiz zevatın RTE'nin üzerine çıkıp tepinme ihtiraslarımı? Bırakaydılar, RTE bir parti kurar seçime girer ve en büyük başarısı da Saadet Partisi'nin yarısı kadar oy almak olurdu…

Şimdi de Cumhurbaşkanı seçtirtmek için ellerinden geleni yapıyorlar... Merak etmeyin o da olacak sevgili oligarşik zevat… Sizin bu son gayretinizle AKP teşkilatları rahat bir nefes aldı… Artık herkes koltuğuna sahip olacak o kadar basit… Lunaparktaki 360 derece dönen kamikaze gibi, herkes sıkı sıkıya koltuğuna yapışacak, korktuğu yerde gözünü kapatacak sonra birde açacak ki gözünü %40 ile seçim galibi oluvermiş... Aman ne güzel memleket, bravo CHP, iyi halt ettin… Adam liderimiz oldu çıktı…

Başkasına oy yok! Çünkü siyasetçilerin yapmaktan korktuğu iki turlu seçim sistemine ben geçeli çoook oldu... İlk iki ye girecek partiye bakarım, oyum kıymetlidir benim, o ikisinden birine oy veririm, ehven-i şer durumu yani… Hiç beğenmediğim ve pek itici bulduğum ilçe belediye başkanına oy veriyor, eşime dostuma da oy verdirtiyorum, iş mi bu yaptığınız CHP liler?