10 Mayıs 2007 Perşembe

ANAP - DYP

Anavatan partisinin söyledikleriyle bu denli çelişmesi de gereksizdi; neyine lazım senin partinin başına geçer geçmez iktidar pazarlıkları…RTE kadar şanslı olamıyor herkes sayın mumcu.

Evet, AKP'de bayağı bir süre geçirdi kendisi ve elbette bizden iyi tanımıştır onları ve camiayı, ama tanıması daha profesyonel hareket etmeye sevk etmeliydi, sağa sola saldırmaya değil... Sonuç ne oldu, e ne olacak gittiler mezarlıktan bir parti çıkarıp orada birleştiler, hem de DYP ile…

Kimi gazeteciler bunu bir basiret göstergesi olarak yorumladı, kimiyse beyhude çabalar hatta daha ağır bir tabir kullanıp akılsızca ve manevra yoksunluğu dedi… Biz ne mi diyoruz; bu bahsi geçen iki partinin DP çatısında birleşmesi maalesef ölü doğumdur… Çünkü çıkış denen şey, ivmelerin pozitifi gösterdiğinde güç birliği yapabiliyorsa birkaç parti, işte o ‘umut var olunacak’ bir durumudur. Eski bir DP ‘Divan Üyesi’ olarak söylemiyorum bunu, aynı ile vaki...

Fakat bizimkilere bakıyoruz ki heyhat, ikisi de damdan düşmek üzereler. Dikkat edin her iki lider de kendini düşünüyor, partilerini dahi değil - kendilerini, çünkü ikisi de mv olamayacaklar, konu budur...

Birleşmeyi inceleyelim;

DYP:
Lideri ve kurmayları, inanın partilerinin durumunu kendileri bile bilmiyor, az çok bir tahminleri olsa işin içinden çıkıp siyaset yapacaklar ama ellerindeki dört mv ile ortakları anavatanın 20 mv nin üzerinde hakimiyet kurmaya çalışıyorlar vesselam. Tek nedeni ise, önceki genel seçimlerde daha fazla oy almış olmaları, ama Anap'dan daha iyi olduklarının tek işareti bu. DYP büyük ağabeylik rolünü sevdi, baraj geçilip hatta bir zafer kazanabilirlerse o zaman dyp tutturacak bizim çatımız en uygun zemin meselelerine… Fakat sonuçta bu rol onu muhtemel bir baraj altı kabusundan kurtaracak senaryonun konusu olacak. Özgüvenleri yok... Ağar bir daha meclisi rüyasında görür, anap son çare, yoksa daha kötüsü chp'nin peşine takılmak zorunda kalacak.

Anap:
Yeni başkanları ile ilk seçimlerinde hiçbir şanslarının olmadığının farkındalar. Dolayısı ile her türlü sürprize hazırlıklı olmaya çalışıyorlar. DYP'deki özgüven eksikliği Anap'da ‘’diz titreme’’ seviyesinde… Az çok siyasi birikimler ise barajı geçmenin imkansız olduğunu ortaya koydu. Bu ise Anap'ın seçimde başka bir ad ile girip muhtemel hatta kesin olan hezimeti Anap ın üstüne yapıştırmayacak bir projeye itti. Genel bakacak olursak kötü geçecek bir seçimi ne Anap ne de DYP üstüne almayacak, zaten mezarlıktan ödünç alınmış olan DP'ye fatura edip daha derin bir mezara gömecekler… İki parti için de müthiş bir proje, ama en karlı olan Anap, çünkü ilk hezimeti aşmış olacak. DYP ise 4 mv ile 20 lik Anap'ı dizginlemenin keyfini çıkartacak…DYP de savunma hazır, oy gelirse kır atın şahlanışı, gelmezse basiretsiz insanlarla ülke için birleşme özverisi olacak…

Haa sahi bu seçimler memleket yönetimine talibiyet için di değil mi?
Ana-yolcularda da zaten ne memleket yönetecek kadro ne de lider var, üstelik bunu onlar da pek iyi biliyor… Daha da abartayım mı? 2 mv liği verilse biri Anap a diğeri DYP ye, Ağar'la Mumcu oturup razı olur gıklarını çıkarmaz seçime bile girmezler, çünkü grup olarak milletten oy alıp meclise girmek zordur ama hazır vekillerin aklını çelip grup kurmak kolaydır. Ne de olsa Demirel var halleder ve bunu her iki parti için de seve seve yapar Demirel, onu ilgilendirmez kim nereye geçiyor, yeter ki onun elini öpsünler de kim kimi yerse yesin, bu da bir ihtiyaç sanırım eski politikacılar için...

Başka bir deyişle Mumcu yeni Mesut Yılmaz, Ağar da pek diri bir Demirel oldu başımıza, bunlardan da gelecek hayrı, tut bacağından ayır…

AKP - RTE

İnanılır gibi değil…
Maalesef yine RTE ve AKP kazandı…
Yine…

Evet, özellikle yine diyorum... Çünkü AKP bugüne dek ne seçim çalışması yapmış ne de teşkilatlarını tabanında yetiştirmiş bir parti değildir... RTE de ne başbakan olmayı yolun başında planlamış ne de aklına getirmiş bir başkandır… Fakat ülkemizin ‘’tek parti’’ si olan CHP'nin ve Ankara'nın bürokrasi, eğitim, yargı, hukuk ve bu tip mevkilerinin mantıklarının anlaşılması mümkün olunamayan, isteklerinin öznesine bir şeyi yazmanın becerilemediği makam sahipleri sayesinde artık önü alınmasının imkansız olduğu bir AKP gerçeği ve RTE diktatörlüğü ile karşı karşıyayız…

Bu adam, Refah partisi üyelerinin (kendisi de dahil) ‘’demokrasi ile fetih’’ çağının başlaması olarak hatırlanması gerekecek bir tarzda gayretleriyle ülke gündemine ve önemli mevkilere oturmaya başlangıç yapmıştır… O seçim çalışmasındaki gayret gösteren herkesi burada selamlıyor, isimlerini tek tek anıp teşekkür etmek istiyorum… Zira ülkemizin tam demokrasi ile buluşmasında, halkın sandığa iradesini yansıtmasında öncü kuvvet oldular… Tekrar yaşayanlarına sağlık sıhhat, ölmüşlerine de Rabbimiz Teala'dan Şanına yakışır misafirperverlik temenni ediyorum…

Olayın devamı kısaca şöyle ki,
RTE günün birinde bir yerlerde bir şiir okur. Nereden bilsin bu şiirin onu başbakanlığa taşıyacak olan ilk basamak olduğunu. Oysa RTE'nin bile aklına sadece ettiği dualarda gelmektedir başbakanlık… İşte o dönemde ‘’TAK-ŞAK’’ partisi ve yandaşları (ki yukarıda açıkça kim olduklarına değindik!) hemen durumdan vazife çıkardılar, tak diye yukarıdan düğmeye bastılar, şak diye RTE'yi içeri attılar, adamcağız da küt diye kendini başbakan olarak buldu… (tak-şak benzetme olarak yazıl-ma-mıştır, bir zamanlar ‘’biz tak diye emir veririz, şak diye o işleri hallederiz" diyen, hatta bu sebeple basında adı "tak-şak paşa" ya çıkan generaller vardı piyasada, onlaradır göndermemiz…)

Yemin ederim, eğer dualarının bu kadar çabuk gerçekleşeceğini bileydi RTE, başka bir şey isterdi… Bu ne acele kardeşim, daha partiyi yeni kurdunuz demeye kalmadan iktidar olundu, Saadet'ten transferler o kadar çabuk oldu ki -hatta pek çoğu iktidara geldikten sonra gelebildi AKP ye- adam, AKP lilerin ajandalarında bilmem nerenin yetkilisi ya da sorumlusu olarak kayıtlı ama hala Saadet'ten çıkamamış ki, yani daha kısa yazalım ceketini almaya vakti olmadı yahu... O kadar, gerisini siz düşünün artık…

Bu transferler garip mi, değil… Çünkü meclisten alışığız ki bir mv bile aynı dönem içinde 5 parti yapabiliyor, bakın, partiye geçiyor ya da filanca partinin saflarında yer alıyor da diyemiyorum, çünkü nerede olduğunu bilmeyen mv olurmu? Olur… Akşamki çakırkeyf sofradan kalkıp, sabah başağrısı ile uyanıp, yanlışlıkla dün istifa ettiğini unuttuğu partideki odasına gidip çayını söyledikten sonra çayı getiren çaycının ‘’hayırlı olsun abi, biz zaten ailecek kökten demokrat partiliyiz, bakma ekmek parası için buralarda çaycılık yapıyoruz, benim de sizin partiye geçmek için bir şansım olsa dakika durursam adam olmiiim" diyen garibanın, vekilimizin bıngıldağını hafif titretmesi ile sağdan soldan gelen pis bakışların farkına varıp içten içe ‘hass…r’ diyip sonra ‘’kalan eşyalarımı almaya geldiydim’’yalanına sarılan vekillerimiz var bu memlekette…
‘’Hadi canım’’ diyeniniz var mı buna…
Olsa olsa ‘’yok yaaa’’ diyebilirsiniz!!!

Burada bir hakkı vermeden geçemeyeceğim: Bu mv transfer piyasası da ‘’dürüst lider Ecevit in’’ hediyesidir Türk siyasetine… Yani CHP yine yanlış ata oynuyor... Yani Saadet'ten AKP'ye ‘yatay geçişler’ oldukça hızlanır, Akp hızlı başlar ve hızlı devam eder ve iktidara öyle bir gelir ki kondüktörün son durağa geldiğinde uyandırdığı yolcular gibi daha mv olduğundan haberi olmayan AKP'li mv adayları vardır, seçim kazanılmıştır… Bakın, parayı hepsi harcıyor ama bunlarda ne çalışma, ne gayret, ne de telaş, ne de ortaya sürülen ‘’iki anahtar’’ gibi bir yalan vaad… Şimdi bu AKP'yi ben mi seçtim yoksa o bahsettiğimiz zevatın RTE'nin üzerine çıkıp tepinme ihtiraslarımı? Bırakaydılar, RTE bir parti kurar seçime girer ve en büyük başarısı da Saadet Partisi'nin yarısı kadar oy almak olurdu…

Şimdi de Cumhurbaşkanı seçtirtmek için ellerinden geleni yapıyorlar... Merak etmeyin o da olacak sevgili oligarşik zevat… Sizin bu son gayretinizle AKP teşkilatları rahat bir nefes aldı… Artık herkes koltuğuna sahip olacak o kadar basit… Lunaparktaki 360 derece dönen kamikaze gibi, herkes sıkı sıkıya koltuğuna yapışacak, korktuğu yerde gözünü kapatacak sonra birde açacak ki gözünü %40 ile seçim galibi oluvermiş... Aman ne güzel memleket, bravo CHP, iyi halt ettin… Adam liderimiz oldu çıktı…

Başkasına oy yok! Çünkü siyasetçilerin yapmaktan korktuğu iki turlu seçim sistemine ben geçeli çoook oldu... İlk iki ye girecek partiye bakarım, oyum kıymetlidir benim, o ikisinden birine oy veririm, ehven-i şer durumu yani… Hiç beğenmediğim ve pek itici bulduğum ilçe belediye başkanına oy veriyor, eşime dostuma da oy verdirtiyorum, iş mi bu yaptığınız CHP liler?